HUKUKİ YAYINLAR

İşverenin İş Sözleşmesini Haklı Fesih Hakkı

İşverenin İş Sözleşmesini Haklı Fesih Hakkı

Uygulamada iş sözleşmesinin feshi konusunda işçi kadar işveren de sıkıntılar yaşamaktadır. Her ne kadar işveren için haklı fesih sebepleri kanunda düzenlenmişse de bir nevi bu sebeplerin bir takım özel şartları da bulunmaktadır. İşverenin iş sözleşmesini haklı sebeple derhal fesih hakkı İş Kanununda[1] düzenlenmiştir. Süresi belirli olsun veya olmasın iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceği haller belirlenmiştir. Bunlar:

I- Sağlık sebepleri:

a)İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa “yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumu sebebi ile doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi,

b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre kanunda düzenlenen ihbar sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde ise bu süre yine kanunda düzenlenen doğum ve süt izni sürelerinin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.

II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.

b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması.

c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.

d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması,

e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.

f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.

g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.

h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.

ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.

III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.

IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın kanunda öngörülen ihbar sürelerini aşmasıdır.

Haklı fesih sebeplerinde iki çeşit hak düşürücü süre öngörülmüştür. Bunlardan ilki olayın öğrenilmesinden itibaren 6 iş günü ve ikincisi ise herhalde olayın gerçekleşme tarihinden itibaren 1 yıldır. Örneğin işçinin işin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek işvereni kandırmış olması halinde, işveren bu durumu öğrendiği tarihten itibaren 6 iş günü içerisinde iş akdini haklı olarak feshedebilir. Ancak 6 iş günü içerisinde iş akdini feshetmemesi halinde bu hakkından vazgeçmiş sayılır.

Burada önemli olan bir diğer husus ise işveren tarafından yapılan haklı feshin nedeni ile işçinin SGK çıkış kodunun uyumlu olmasıdır. Uygulamada genellikle akdin feshi nedeni ile SGK çıkış kodu birbirine uymamakta olup, herhangi bir işçilik davası açılması halinde işveren aleyhine sonuçlar çıkabilmektedir.

İşverenin iş akdini yukarıda saymış olduğumuz haklı fesih nedenleri ile derhal feshetmesi halinde işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi gerekmemektedir. Ancak işçinin yıllık ücretli izin alacağı, fazla mesai alacağı, hafta tatili alacağı, ubgt alacağı, agi alacağı ve ücret alacağı hakları akdin haklı olarak feshedilip feshedilmediğine bakılmaksızın ödenmesi gereken kalemlerdir.

İşçinin iş akdini haklı bir neden olmaksızın ve bildirim sürelerini beklemeksizin feshetmesi halinde de işverenin işçiden çalışma süresine göre ihbar tazminatı talep etme hakkı mevcuttur.

Yukarıdaki kısa açıklamalar aydınlatma amacı taşımakta olup, somut hukuki durumlara çözüm teşkil etmemektedir. Karşılaşacağınız hukuki sorunlar için bir avukata danışmanızı tavsiye ederiz.

Kılıç Hukuk Bürosu

     

[1] 4857 sayılı İş Kanunu 25. Madde.