HUKUKİ YAYINLAR

BOŞANMA SÜRECİNDE MALLARIN PAYLAŞIMI: MAL REJİMİNİN TASFİYESİ DAVASI

BOŞANMA SÜRECİNDE MALLARIN PAYLAŞIMI: MAL REJİMİNİN TASFİYESİ DAVASI

Eşler, evlilik birliği içerisinde maddi ve manevi olarak birlikte hareket etmektedirler. Evliliğin ölümle sona erme hali olduğu gibi boşanma ile sona erme hali de mevcut olup boşanmanın sonuçlarından biri de evlilik birliği içerisindeki malların paylaşımdır.

I-Mal Paylaşımı Davası Ne Zaman Açılabilir?

Malların paylaşımı için açılması gereken dava, boşanma davası ve mal rejiminin tasfiyesi / mal paylaşımı davasıdır. Bu dava, boşanma davası ile beraber açılabileceği gibi boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden on yıl içerisinde de açılabilmektedir. Ancak, boşanma davası ile beraber açılan mal rejiminin tasfiyesi davasında, boşanma davasının sonucunun beklenmesi gerekmektedir. Boşanma davası sonuçlanmadan mal rejimi davası bir karara bağlanamayacaktır.

II-Mal Paylaşımı Davasının Etkisi

Mahkemece boşanma sebebi ile mal rejiminin sona erdirilmesine karar verilmesi halinde, mal rejimi, boşanma kararın kesinleşmesinde değil; dava tarihinden itibaren sona ermiş sayılır ve mal rejiminin tasfiyesi bu tarihteki edinilmiş malların durumuna göre yapılır.

III-Mal Paylaşımında Mal Rejimi Ayrımı

Evliliğin sona erme halinde eşlerin sahip olduğu malların nasıl tasarruf edileceğini/ paylaşılacağını düzenleyen sözleşmelere mal rejimi denilmektedir. Taraflar mal rejimlerini veya kendi hazırladıkları mal rejim sözleşmesini evlilik birliğine girerken seçmektedirler. Medeni Kanunumuzda dört adet mal rejimi bulunmakta olup mal rejimleri hakkında ayrıntılı bilgi için diğer makalemizi inceleyebilirsiniz. Mal rejimleri:

1. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi
2. Mal Ayrılığı Rejimi
3. Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi
4. Mal Ortaklığı Rejimi
o a-Sınırlı Mal Ortalığı
o b-Edinilmiş Mallarda Ortaklık
5. Eşlerin Kendi Aralarında Yapacağı Mal Rejimi Sözleşmesi

IV- Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik içerisindeki mallar, edinilmiş mallar ve kişisel mallar olarak ikiye ayrılmaktadır. Bunlar:

Edinilmiş Mallar:

• Eşlerin çalışma sonucu aldıkları maaş, ücret vb.
• Sosyal güvenlik kurumlarından alınan paralar, emekli maaşı ve ikramiyesi, yaşlılık aylığı vb.
• Çalışma gücü kaybı sebebi ile doğan tazminatlar,
• Kişisel malların gelirleri (kira faiz gibi)
• Edinilmiş mal kapsamındaki malların satışından elde edilen değerler (örneğin edinilmiş mal kapsamındaki arabanın satılması ile elde edilen para)

Kişisel Mallar:

• Evlilikten önce sahip olunan mallar,
• Manevi tazminat alacakları,
• Eşlerin yalnız kişisel kullanımına sahip oldukları iş malzemeleri, kıyafet, kişisel takı gibi mallar,
• Miras paylaşımı veya bağış sonucunda elde edilen mallar,
• Karşılıksız kazandırmalar yoluyla eşe geçen mallar,
• Diğer kişisel malların yerine geçen değerler.

Evlilik birliği süresince, eşler kendi malvarlıkları üzerinde diledikleri gibi işlem yapabilir; ancak mal rejimi sona erdiğinde her bir eş, diğer eşin edinilmiş malı üzerinde katılma alacağı hakkında sahip olur. Öte yandan eşler arasında kime ait olduğu belirlenemeyen bir mal olduğunda, o mal karine[1] gereği eşlerin paylı mülkiyetinde kabul edilir.

V-Eklenecek Değerler:

TMK 229. Maddesine göre eklenecek değerler;

• Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,
• Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler,
• Kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında denkleştirme. Talep halinde, mal rejiminin tasfiyesinde katılım payı alacağı hesaplanırken bu değerler de edinilmiş mala eklenecek ve hesaba katılacaktır.

VI-Değer Artış Payı:

Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.

VII-Edinilmiş Mallarda Artık Değer:

Edinilmiş malların hesaplanan toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar mahsup edildikten sonra kalan miktar, artık değer olarak tanımlanmıştır. TMK Md.236’ya göre: “Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar.” denilerek edinilmiş malın toplam değerinden, borç miktarı çıkarıldıktan sonra geriye kalan artık değerin yarısını talep edebilecektir.

VIII-Aldatma ve/veya Şiddet Nedeniyle Boşanma Durumunda Mal Paylaşımı:

Kanun kapsamında belirtildiği üzere; zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Mal rejiminin tasfiyesi, aldatma ve şiddet nedeni ile boşanma davasının neticesinde vücut buluyorsa; hakim zina veya diğer eşin hayatına kast eden tarafın katılma alacağı hakkını azaltabilir veya tamamen kaldırabilir. Bu durumda aldatan/şiddet uygulayan (kusurlu) eş, katılma payı alacağından mahrum kalır.

IX-Yetkili Mahkeme;

Mal rejiminin tasfiyesi davalarında yetkili mahkeme, boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda, bu davalarda yetkili olan yer aile mahkemeleridir.

Yukarıdaki kısa açıklamalar aydınlatma amacı taşımakta olup, somut hukuki durumlara çözüm teşkil etmemektedir. Karşılaşacağınız hukuki sorunlar için bir avukata danışmanızı tavsiye ederiz.

Kılıç Hukuk Bürosu